Browsing the archives for the Kategorilenmemiş category.


Strateji Üzerine Bir Deneme

Kategorilenmemiş

Herkesin hayatının bir parçası olan “Strateji” kavramı üzerine yazmak istiyorum bugün.

Etimolojiye girmeyeceğim, Google amca bu konuda oldukça şey biliyor ne de olsa. Ancak anlamından bahsetmeden olmaz… Strateji, belli bir amaca yönelik plana ait faaliyetlerdir genel itibariyle. Belli ana kurallar vardır. Bunlardan en önemlisi ise, kurulacak stratejinin hangi şartların zorlamasında olduğunu tam olarak anlamak, yani çözüm uzayını olabildiğince mantıklı bir çerçeveye sınırlandırmaktır. Örneğin bir bilgisayar oyununda savunma yönünde oldukça zayıf bir tarafı seçtiyseniz, “kaynak bulayım, savunma yapayım, iyice ekonomiyi güçlendireyim sonra saldırırım” derseniz hapı yutarsınız. Dolayısıyla ortam şartlarını dikkate almak zorundasınız.

Dolayısıyla konuyu biraz sınırlandıralım. Yönetim ile ilgili çeşitli mekanizmaları araştırmak amacıyla, genellikle çeşitli oyunlar ve kurallar üretilir yahut halihazırda elde bulunan çeşitli oyunlar insanlara  oynatılır ve bunun üzerinden yorum yapılır. Konuyu sınırlandırmak adına bu yazıyı okurken oyunlarda (ağırlıklı olarak bilgisayar oyunları) çoğunlukla olan şartları aklınızda bulundurmanızı istiyorum.

Continue Reading »

Bu yazı toplamda 345, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

2 Comments

Metaforlar ve Bulgulayıcılık Konusundaki Faydaları Üzerine

Kategorilenmemiş

Evet, bir başka yazıyla karşınızdayım efenim :)

Öncelikle, “Yazı yazmak üzerine” başlıklı yazıma bir takım yamalar yapmak istiyorum. Bir önceki yazımdan edindiğim tecrübe ile, şöyle bir tez öne sürüyorum:

Öncelikle herkesin bildiği gibi, bir insanın kısa süreli hafızasında aynı anda tutabildiği (tabi cümle değil, farklı temalara ait nesnelere ait kelimeler olacak bunlar, çakallık yapmayın :D) kelime sayısı 5 ile 9 arasında değişir. Bu arada fazla tutabiliyor olmanız zeki olduğunuzu göstermez (genel anlamda zekayı ölçmekten bahsediyorum tabi, yoksa diğer alanlarda aynı yetilere sahip bireylerden daha fazla kelime aklında tutabilen tabi ki daha zeki olacaktır), örneğin ben unutkan bir varlık olduğum için az kelime tutabiliyorum aklımda. Çeşitli tekniklerle bu sayıyı arttırabilirsiniz, ki bu zeki olduğunuzu değil akıllı olduğunuzu göstermeye başlar. Neyse yine dallanıp budaklandırmadan devam ediyorum. Bu durumda yazıda bahsettiğim ve üzerinde yorum yaptığım temel kavramların, 4-5 taneden fazla olmaması gerekiyor (bahsetmeyi planladıktan sonra yazarken aklıma gelen alengirli şeyler için 2-3 kontenjan ayırmak mantıklı geldi). Bu şekilde daha az sıkıcı ve akılda iz bırakıcı yazılar yazılabileceğini düşünüyorum.

Continue Reading »

Bu yazı toplamda 424, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

1 Comment

Bakmak, Görmek, Anlamak, Anlamlandırmak, İşe Yarar Hale Getirmek ve Yeniden Üretmek Üzerine Deneme

Kategorilenmemiş

Hmm evet önce bir giriş kısmı yazmak lazım bu yazıya :) Bu konuda neden yazma ihtiyacı hissettiğimi açıklayarak başlayabilirim sanırım.

Küçüklüğümden beri bakmak<->görmek konusunda hep insanlarla tartışma ihtiyacı duymuşumdur. Herkes görmek daha önemlidir der. Benim bu konudaki fikrim biraz daha farklı. Tabi ki her iki fiil de bir insanın hayatla sağlıklı bir iletişim kurmasında önemli bir yere sahip, ancak nereye bakacağımızı bilemezsek hiç bir şey göremeyiz, ya da gördüğümüz şeyler işimize yarayacak şeyler olmaz. Aslında ben “bakmak” kelimesine bilinçlilik anlamı yüklüyorum daha çok.

Benden bir arkadaşım arada bana derslerle ilgili sorular soruyordu, ben de Google’dan arayıp linkleri ona atıyordum. Bir süre sonra sorularını hızlıca cevapladığımı farkedip beni birşey sanmaya başlamış (Sonradan anlattığına göre) :) Ancak son seferinde bana şöyle bir cevap döndü:

“Google’dan bulduğun ilk linki bana attığın için teşekkür ederim :)”

O seferinde ilk linkte çıkmıştı, neyse yaptığım bu çakallığın üstünde fazla durmayıp, olayı anlamlandıralım :)

Bu arkadaşın Google’dan haberi yok muydu? Vardı. Ancak orada saçma sapan, yok canım bu da çıkmaz herhalde denilen bilgiler de dahil herşeyi bulabileceğinin henüz farkında değildi. Görmek konusunda ise hiç bir sıkıntısı yoktu, kendisine gelen linklerdeki çözümü bulup rahatça uygulayabiliyordu çünkü.

Evet şimdi dikkatimizi biraz da insanın düşünme şekline yoğunlaştırıp, başlıktaki kavramlara ve aralarındaki ilişkilere atıf yapmaya başlayabiliriz.

Continue Reading »

Bu yazı toplamda 312, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

3 Comments

Yazı yazmak üzerine

Kategorilenmemiş

Evet uzun süredir birşeyler yazmıyorum, farkındayım.

Her hafta bir iki yazı yazmaya karar vermiştim, ancak olmadı. Bir iki ay yazıp bıraktım yine…

Sadece teknik yazı yazmak üzerine verdiğim karardan vazgeçiyorum bu akşam. Daha önce verdiğim kararımı destekleyen arkadaşlarım üzülebilir belki, ama gerçek dünyadan bahsediyoruz, devamlı teknik konuşmak ne yazık ki herkesin harcı değil, en azından benim harcım değilmiş bunu artık biliyoruz…

Dolayısıyla biraz daha sözel bir konudan bahsetmek istiyorum, yazı yazmayla ilgili fikirlerime yer vereceğim.

Yazı yazmak nereden çıktı? Sorusu ile başlayabiliriz. İnsanlar neden yazı yazarlar?

Continue Reading »

Bu yazı toplamda 289, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

3 Comments

Çemkirgeçli Dürttürgeç

Kategorilenmemiş

Öncelikle yazacağım şeyleri neden yazdığımı birçoğunuz anlamayacaktır, bilenler biliyor. Geriye kalanlar da ister hayata dair bir beyin cimnastiği olarak okur, veya okumaz dizi falan izler ne bileyim vaktini daha değerli şeylere harcar. Evet başlıyorum…

Bilmiyorum Platon’un Devlet kitabını okuyanlarınız oldu mu? Platon sorularla ve cevaplarıyla konuları ve kavramları irdeler. Diyalektik felsefeyi pek sevmem, bence bir değişkenin iki uç noktasını savunarak doğruya ulaşmaya çalışmak biraz sıkıntılı, savunanın enerjisi de giriyor çünkü işin içine, daha öznel tartışılıyor konular ama; Platon’un yazdığı kitapta tartışılan ve ispatlanmaya çalışılan kavramlar oldukça ilginç, ve insana “O zaman da aynı tip insanlardan varmış, şimdi de” dedirtiyor insana. Her pencereden bakışı ayrı biriyle tartışarak gösteriyor. Evet o zamanlar da konu ve kavramlara farklı pencereden bakan insanlar vardı, şimdi de… Ve bu pencereler şimdiki kopyalarına çok benziyor.

Continue Reading »

Bu yazı toplamda 357, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

2 Comments

Assembly ile PGM Dosyasında Kontrast Ayarı

Açık Kaynak, Kategorilenmemiş, Programlama, Uzun Kod İçerikli

Evet arkadaşlar birkaç hafta önce Gnu Assembler ile yapmış olduğum görüntü işleme ödevimi buraya atıyorum. Öncelikle Gnu Assembler için tanımlama/açıklama tarzı birşey yazmam sanırım konuyu açıklığa kavuşturmak açısından iyi olacaktır.

Gnu Assembler, gcc nin de kullandığı, daha çok unix türevi işletim sistemlerinde kullanılan assemblerdır. Terminalden as komutu ile erişilebilir. Yazmış olduğunuz Gnu Assembler imlasına uygun programı derlemek için, önce
as program.s -o program.o
veya gdb ile debug etmek istiyorsanız
as -gstabs program.s -o program.o
diyerek object dosyasına çevirip, sonra da
ld program.o -o program.out
Komutuyla çalıştırılabilir hale çevirebilirsiniz.
Gnu Assembler imlasına gelince, öncelikle default olarak 32 bit mantığına göre yazmamız gerekiyor. Yani 8086 assemblerlarda alıştığımız ax, bx yerine eax, ebx kullanıyoruz ki bunlar dört baytlık hafıza büyüklüğüne sahip. Tabi bu ax, bx ya da bl, ah gibi küçük kısımları kullanamayacağımız anlamına gelmiyor. Örneğin
movl %eax,8(%esp)

evet yazmaçlardan önce yüzde işareti, adres göstermek için parantez kullanılır. esp nin başındaki 8 ise esp+8 anlamına gelir(bu arada esp bizim stack pointerımız, yani sp). l ise long tipi işlem olduğunu belirtir. Sağdaki sola değil,soldaki sağa atanır. (hızlı bir özet oldu, hiç assembler bilmeyene gnu assembler anlatmak değil zaten niyetim, daha önce 8086 masm veya nasm kullananlara yönelik, yoksa bu açıklama uzar gider)

Continue Reading »

Bu yazı toplamda 543, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

5 Comments

Site Açılışı Münasebetiyle Günün Anlam ve Önemini Belirten Konuşma

Kategorilenmemiş

Ne yazayım şimdi ya :) Açtım işte :)

Bu yazı toplamda 671, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

16 Comments